Kredi Kartı Borcu Sebebiyle Tazminat Talep Edilebilir Mi?

GÜNDEM kategorisine 2 Ağustos, 2016 tarihinde eklendi, 2.820 defa okundu

Günümüzde hemen hemen tüm çalışanların ortak sorunu kredi kartı borçları. Birçok çalışan ay sonunu getirip kredi kartlarına maaşlarının tamamını yakınını ödemek zorunda kalıyor. İşte bu borçları ödemek için iyice sıkışan çalışanlar son günlerde başvurdukları yöntem ise kıdem tazminatlarını ve ihbar tazminatlarını işverenden isteme yoluna gidiyor. Star gazetesinden Ahmet Metin Aysoy, bu yönteme başvurulduğu zaman hangi hukiki durumların ortaya çıktığını bugünkü yazısında ele almış.İşte o yazı;

Kredi kartı hayatımızı kolaylaştırdı. Ancak, kredi kartı borcunu ödeyemeyecek duruma gelme, çalışanların olduğu kadar işverenlerin  de problemi. Çünkü, çalışanların kredi kart borçlarını kapatmak için, ihbar ve  kıdem tazminatlarının verilmesi koşuluyla  iş sözleşmesini sona erdirme talepleri  sık sık gündeme gelebilmektedir.

İşçinin kredi kart borcu nedeniyle çok zor durumda olduğunu belirterek, ihbar ve  kıdem tazminatlarını  almak şartıyla,  işten ayrılma isteğini içeren dilekçe verdiğini,  işverenin de bu talebi kabul ederek, işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarını ödediğini varsayalım.

Bu işçi daha sonra, işverenin baskısıyla istifa dilekçesini verdiğini ile sürerek, işe iade davası açarsa, dava neticesi ne olabilir?

Önce, bu  konudaki, Yargıtay  22. Hukuk Dairesi’nin 22.4.2014 tarih ve  2014/9120 E.,  2014/9199 K. sayılı kararını okuyalım:

‘’Dosya içeriğine göre, 01.05.2002 tarihinden beri işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, 22.07.2013 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile kredi kartı borçlarını ödeyemez hale geldiğini, borçlarından kurtulmak için tek umudunun tazminatı olduğunu, iş sözleşmesinin feshedilerek, tazminatının ödenmesini istediği, bunun üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacının imzasını inkar etmediği dilekçe ile iş sözleşmesinin sona ermesi konusunda iradesini açıkladığı, davalı tarafından da aynı iradenin ortaya konması üzerine sözleşmenin sona erdiği, ikale icabının davacıdan geldiği, bu sebeple tazminatlarına ilaveten ek menfaat sağlanması gerekmediği, davacı tarafından verilen bu dilekçeyi geçersiz kılacak bir olgu mevcut olmadığı gibi tazminatlarının ödenmesi konusunda anlaşma oluştuğu, bu durumda iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, dilekçenin baskı altında, iradesinin sakatlanarak imzalatıldığını davacının iddia ve ispat etmediği anlaşılmış olup, sözleşmenin ikale ile sona ermesi sebebiyle davanın reddi gerekmektedir.’’

Şimdi, bu kararı yorumlayalım:

-İşçinin, ihbar ve  kıdem tazminatlarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi, istifa olarak değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icaptır.

– İkale, tarafların serbest iradeleriyle iş sözleşmesini sona erdirmeleridir.

– İkale isteği önce işverenden gelmesi halinde, işçiye kanuni tazminatlarına ilaveten ek bir menfaat (makul yarar) sağlanmalıdır.

– İkale isteğinin önce işçiden gelmesi ve işverenin de bu isteği kabul etmesi halinde, işçiye tazminatlarına ilaveten ek menfaat (makul yarar) sağlanması gerekmez.

-Sözleşme ikale ile sona ermişse,  İşçinin  işe iade talebinin mahkemece reddi gerekmektedir.

Sözün özü; İşçinin kredi kartı borcundan kurtulmak için ihbar ile kıdem tazminatlarını alarak işten ayrılma talep dilekçesi vermesi  ve işverenin de bu talebi kabul ederek işçinin tazminatlarını ödemesi, ikale ile yani tarafların ortak iradesiyle sözleşmenin sona erdirildiğini göstermektedir.

İşçinin, söz konusu işten ayrılma talep dilekçesini işverenin baskısıyla imzaladığını öne sürerek işe iade davası açması halinde, bu iddiasını kanıtlaması gerekmektedir.

45 Yaş Altı Milyonları İlgilendiriyor! Her Ay Maaştan Kesilecek 

 

Etiketler :

Yorum Yaz